Menopoz Belirtileri Nelerdir?

Published by: 0

Âdet görememe, ateş basmaları, çarpıntı, baş ağrıları, uykusuzluk, mafsal ağrıları, aşırı hassasiyet, sinirlilik, terlemeler, baş dönmesi, diğer belirtiler. Bu şikâyetler kiminde hafif geçer. Kiminde tedaviye ihtiyaç gösterir. Tedavide sakinleştirici ilâçların yanı sıra, vücuttan eksilmiş olan östrojen hormonu verilir. Bundan maksat şikâyetlerin hafiflemesi, hazne kuruluk ve iltihaplarının giderilmesi, kemiklerdeki kırılmanın önlenmesidir. Başlangıçta ağızdan günde bir tane östrojen ihtiva eden hap veya ayda bir östrojen iğnesi verilebilir. Haşlanın ılık duş ve temiz hava yürüyüşleri yapması, sakin vasatı tercih etmesi ve vitamince zengin beslenmesi, bol süt içmesi tavsiye edilir. Sıkışırsa ilâçlardan faydalanması öğütlenir. Bu yazıda menopoz belirtileri hakkında bilgiler bulunmaktadır.

Kadınların psikolojik yapılarına, eğitim ve alışkanlıklarına bağlı olarak bu devreyi atlatmaları zor olabilir. Menopozla cinsî hislerde azalma veya artma olabileceği gibi, etkilenmeme de olabilir. Ancak biyolojik bir zafiyet gözlenir. Kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve kemik erimeleri daha sık olarak ortaya çıkar. Saçlarda dökülme olabilir. Şişmanlıktan sakınmalıdır. Menopoz ortalama olarak 4345 yaşlarında görülürse de, bazı kadınlar önce, bazıları da 55 60 yaşlarında kesilirler. Menopoza girdikten sonra bir sene geçer ve kanama görülürse, vakit geçirmeden doktora gitmelidir. Myom, rahmin adale tabakasından menşe alan iyi huylu bir tümoral gelişmedir. Bir tümör cinsidir. Ancak kanser değildir. Rahimden kaynaklanan hastalıklar arasında baş sırayı alır. 35 yaşını aşan her dört kadından birinde myom görülür. Bunlardan ancak üçte biri tedavi gerektirir. Umumiyetle ilâç tedavisi faydalı olmakta ve eksik hormon yerine konarak myomun yol açtığı şikâyetler ortadan kalkmaktadır. Bazen da ameliyatla ya myomun kendisi veya rahmin tamamı çıkarılmaktadır. Bunda hastanın yaşı, çocuk sayısı, şikâyetleri ve diğer hususiyetleri rol oynamaktadır. Menopoza yakın devrede rastlanan myomlar fazla büyük değilse hemen ameliyat edilmez.

Zira zamanla küçülmektedir. Yani âdetten kesilme, myomlar üzerine iyileştirici küçültücü tesir yapmaktadır. Zaten myomların sebebi de kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan östrojen hormonudur. Bu hormonun fazlalığı aynı zamanda meme dokusunda da birtakım hastalıklara yol açmaktadır. Menopozla beraber kadın âdetten kesilir. Zira östrojen hormonu ifraz edilmez. Bu, küçük myomlar için çok faydalıdır.

Myomlar kanama, bel ve kasık ağrıları, idrar şikâyetleri, kabızlık gibi rahatsızlıklara yol açar. Fazla kanama halinde hasta kansız kalabilir. Düzensiz âdetlere, ara kanamalarına yol açan myomlar hastanın yaşı ve çocuk sayısı göz önünde bulundurularak ameliyatla alınır. Myomu olan kadınlar normalden uzun süre âdet görürler. Hiçbir şikâyete yol açmasa da, büyük myomlar sebebiyle rahim alınmalıdır. Rahmin alınması kadınlarda âdet görülmemesi ve çocuk doğurmama dışında bazı ufak tefek sıkıntılara da yol açar. Şahsın cinsî hislerine fazla bir menfi tesiri görülmez. Ancak âdetten kesilme ile beraber birtakım şikâyetler ortaya çıkacağından, bunların tedavisi gerekir. Anatomik yapı farklılığı sebebiyle kadınlar erkeklere nazaran mesane iltihabı ve diğer idrar yolu hastalıkları daha   sık görülür. Mikroplar kadın organizmasına daha kolay nüfuz eder. Bütün kadınların dörtte biri hayatlarının bir veya birçok devresinde idrar yolu iltihabına uğrarlar. Bazılarında hadise müzminlesin Kadınların üretrası, yani idrarı nakleden kanal daha kısadır. Mikropların mesaneye kaçışı daha kolay olmaktadır. Büyük ve küçük abdeste çıkışta temizliğe azamî gayret göstermelidir. Ayrıca temas esnasında da mikroplanma bahis mevzuu olabilir. Bunun için; Üşütmekten, soğuk almaktan, bilhassa ayakların soğuk almasından sakınmalıdır. Nisaî temizliğe itina gösterilmelidir.Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma hissi ve sızı gibi şikâyetlere karşı uygun antibiyotikler ve idrar yolunu temizleyen ilâçlar içilir.

Gebelik, doğum kontrol hapları, değişik iltihabı ve hormonsal hadiseler neticesinde rahim ağzı kırmızı bir renk alır. Rahim ağzı kanserleri bazen rahim ağzı yaralarına benzer bir manzara arz edebildiğinden,   şüpheden uzaklaşmak için “Pap” testi yapılır. Rahim ağzından alınan akıntı mikroskopta incelenir. Bilhassa temastan sonra ağrı, kanama ve kötü kokulu akıntı gibi şikâyetleri olanların kontrolü ihmal etmemeleri gerekir. Rahim ağzı yaralarının tedavisi fevkalâde kolaydır. Bazen ilâçla geçer. Bazen yakma veya soğuk cerrahî metodu ile iyileştirilir. Müdahale kesinlikle ağrısız, acısız, tehlikesiz ve çok basit bir ameliyedir. 40 yaşını geçen hanımlar rahim akıntılarına dikkat etmelidir. Normalden farklı akıntıların araştırılması gerekir.