Kıl dönmesi nedir? Kıl Dönmesinin Belirtileri ve Tedavisi

Published by: 0

Kıl Dönmesi Tanımı

Kıl dönmesi iki çeşit hastalığı ifade etmektedir. Birincisi kıl kökünün dışarı doğru değil de içeri doğru uzamasıyla oluşan rahatsızlıktır. Bu vaka vücudumuzda kıl olan her yerde kadın erkek ve yaş grubu fark etmeksizin görülebilir. İkincisi ise; özellikle erkeklerin başına gelen kuyruk sokumundaki kıl dönmesidir, tıp dilinde; Pilonidal Sinüs olarak geçer. Yazımızın devamında kuyruk sokumunda meydana gelen kıl dönmesi ve tedavisi hakkında bilgi vereceğiz.

Kıl dönmesi neden olur?

Vücudumuzun çeşitli yerlerinden dökülen ve kuyruk sokumunda toplanan kıllar sürtünme, terleme, ısı, sıkışma gibi faktörlerin sonucunda deri altına geçerek kist oluşturur. Kuyruk sokumunun fiziki yapısı bu oluşuma müsait olduğu için kıl dönmesi popomuzda oluşmaktadır. Kıl dönmesine neden olan şeyin; son yıllarda yapılan ameliyat verilerine göre, dökülen kılların olduğu belirlenmiştir. Çünkü çıkarılan kistlerde büyük oranda kıl köküne rastlanmamıştır. Bu durum kıl dönmesine neden olan şeyin, dökülen kıllar olduğunu gösterir.

Kıl dönmesi kimlerde görülür?

Yapılan araştırmalara göre kıl dönmesi daha çok erkeklerde görülmüştür, bunun sebebi erkeklerin bayanlara nazaran daha kıllı olmasıdır. Ancak kıl dönmesi kadınlarda da görülmektedir. Ayrıca kıl dönmesi 15 ile 35 yaşları arasında daha sık görülür. 35 yaşından sonra kuyruk sokumu bölgesindeki deri daha sert bir yapıya kavuştuğu için, bu yaştan sonra kılların deri altına girmesi pek mümkün değildir. 35 yaşın üstünde görülen kıl dönmesi vakaları ise, rahatsızlığın çok daha önceden başladığının, ancak kistin geç oluştuğunun bir göstergesi olabilir.

Kıl dönmesi; oturarak çalışanlarda, ergenlik sonrası aşırı kıllanan gençlerde, genital bölge temizliğine dikkat etmeyenlerde, iç çamaşırını sık değiştirmeyenlerde, aşırı kilolularda ve aşırı terleyenlerde daha sık görülebilir.

Kıl dönmesinin belirtileri nelerdir?

Özellikle kuyruk sokumu bölgesinde baş gösteren bu rahatsızlık başlarda kendini belli etmese zamanla bölgede apse yaparak; kaşıntı kanama, akıntı, ağrı ve acı yapar. Tedavi edilmediği sürece kişinin duyduğu rahatsızlık katlanarak artar. Çünkü kıl dönmesi kendi kendine iyileşecek bir şey değildir. Mutlaka cerrahi müdahale gerekmektedir. Tedavi edilmeyen kıl dönmeleri bölgede kist oluşumuna sebebiyet verir ve bu kist ameliyatla çıkartılmazsa insana ciddi derecede zarar verir.

Kıl dönmesi olan kişiler nelere dikkat etmelidir?

Kıl dönmesi teşhisi konulan kişi öncelikle kişisel hijyenine çok dikkat etmelidir. Çünkü kıl dönmesinin olduğu bölgede bir iltihap vardır ve iltihabın kötüleşmemesi için cerrahi operasyonun olacağı zamana dek kişi kendini korumalıdır. Her kıl dönmesi teşhisi konulan anında ameliyat olacak diye bir kaide yoktur. Eğer durumun aciliyeti yoksa devlet hastanesi doktoru, kişiye ileri tarihli bir ameliyat günü verebilir. Bunun dışında;

  • Dar giyinmemek
  • Aşırı ter ve sıcaktan kaçınmak
  • İltihabı tetikleyecek yiyeceklerden kaçınmak
  • Özellikle kıl dönmesinin olduğu bölgeyi temiz tutmak. Bunun için; günlük iç çamaşırı değişimi yapılabilir, iltihaplı bölgeye steril bez konulabilir.
    Kıl dönmesinin tedavisi nasıl yapılır?

    1. Ameliyatla kıl dönmesi tedavisi:

    Kıl dönmesinin klasik tedavi yöntemi; cerrahi operasyonla kistli bölgenin tamamen çıkartılmasına dayanır. Kistin büyüklüğüne göre tabiri caiz ise kaba ette bir mağara oyuğu açılmaktadır. Bu operasyon sonrasında kişi 3 ile 5 gün boyunca hastanede yatırılır, daha sonra evde ilaç ve oturma banyolarından oluşan iyileşme süreci başlar. İyi bir cerrahın elinden hiçbir kıl dönmesi kurtulamaz, ancak bu tedavi sürecinde; kişinin kendine bakması ilaçlarını düzenli kullanması ve oturma banyolarına dikkat etmesi de büyük önem taşır. Başarılı geçen bir ameliyat ve tedavi sürecinden sonra kıl dönmesinin tekrarlama olasılığı çok düşüktür.

    1. Fenol ve Gümüş Nitrat ile kıl dönmesi tedavisi:

    Kıl dönmesi tedavisinde cerrahi yönteme alternatif olarak fenol ve gümüş nitrat tedavisi uygulanabilir. Kimyasal yok edici özelliği olan bu iki maddeden herhangi biri kistli bölgeye enjekte edilerek kistin yok edilmesi sağlanır. 15 ile 30 dk arasında süren operasyonda fenol veya gümüş nitratla eritilen kist dışarı akıtılır, bölgeye iltihap kurutucu antibiyotikler verilir. Pansuman yapılır ve kişi; bir hafta sonra kontrole gelmek ve tekrar pansuman yapılmak suretiyle evine gönderilir.

    Bu yöntemde; acı, ağrı, komplikasyon riski daha azdır. Estetik açıdan daha iyi sonuçlar alınır. Kişinin gündelik yaşama dönüş süreci çok daha hızlıdır. Doğru uygulandığı takdirde yan etkisi yoktur. Tekrarlanma riski çok düşüktür ve hastalık tekrarlasa bile aynı yöntemle tekrar müdahale edilebilir.